Düğün pazarı belki de en çok gelişen ve değişen sektördür. Her gün farklı bir kaç şey çıkıyor ve siz ”aaa bu da mı varmış” deyiveriyorsunuz. Öyle ya eskilerin hiç ama hiç kullanmadığı bir çok şey bugün düğünlerde olmazsa olmaz parçalar.

Mesela, eskiden davetiye yoktu, okunculuk denen davet edilirken dağıtılan hediyelikler vardı. Nikah şekeri ya da kına şekerleri yoktu, düğün salonları tutulmaz, düğün fotoğrafçısı ayarlanmazdı. Daha sayabileceğimiz bir sürü şey eskiden yapılmaz ya da bugünkü şekliyle olmazdı.

Bunlardan birisi de bugün kınalarda kullandığımız çeşit çeşit tepsilerdir. Kına tepsisi hep vardı ama bugünkü görkemli tepsiler değil daha sade ve sadece kına tepsisi amaçlı kullanılan tepsiler vardı.

Bugün kına olayı bambaşka bir boyut alarak ve biraz daha etnikleşerek yabancıların ottoman dedikleri bir tarza döndü. Döndü diyorum çünkü geçmişin saray kültürüne benzemeye başladı. Hele bazı kına gecelerinde gördüğüm kaftan giyen gelin kızımızın yanında padişah kıyafetli damatla bu olay tavan yaptı.

İşte böyle bir dönemde kına tepsileri de eskiye olan özlemden nasibini alarak, kadifeyle, parlak taşlar ve boncuklarla süslendi. İsteyen için 2’li takım olarak da satılan bu tepsiler kına gecesinden sonra evinizin bir köşesinde mükemmel bir tamamlayıcı olabilmekteler.

Kadife koltuklarınızın olduğu bir odada gazetelik olarak bile kullanabileceğiniz gibi, yatak odasında şifonyerin üstünde bir tamamlayıcı olarak da kullanılabilir. Hatta sizden sonraki yakınlarınız bile bu sepetlerden kendi kına geceleri için faydalanabilirler.